UŞAK 

Uşak ili doğal güzellikleri, tarihi eserleri, zengin ulaşım imkanları ve yeterli şifalı su kaynakları ile meşhur bir ilimizdir. Tarih öncesi çağlardan bu yana insan yerleşiminin görüldüğü Uşak’ta bir taraftan bu zamanlardan kalma antik kalıntılar görülürken uzun zamandır bir Türk yurdu olan bölgede Türk-İslam sanatının güzel örneklerine de rastlanır. Uşak, turizm bakımından her imkana sahip, bölgenin gelişmiş illerinden biridir.

Ulubey Kanyonu 

Büyük bir kısmı Ulubey ilçesi sınırları içerisindedir. ABD’deki Büyük Kanyon’dan sonra dünyanın en büyük ikinci kanyonudur. Ulubey Çayı ve Banaz Çayı boyunca devam eden bir ana kanyon ile buna bağlanan onlarca büyük yan kanyondan oluşur. Hıristiyan Montanism tarikatının merkezi olarak kabul edilen ve yaklaşık olarak 377 yılında tektanrıcıların saldırılarıyla yıkıldığı bilinen Pepuza Antik Kenti de kanyonun içindedir. Kanyon boyunca antik dönemlerden kalma su kanalları görülebilir. Cılandıras Köprüsü de bu kanyondadır.

Ulubey Kanyonu

Cılandras Köprüsü

İl merkezine 35 km. uzaklıkta, Karahallı ilçesinde, Banaz Çayı üzerinde bulunan köprünün, bazı kaynaklarda MÖ.600 yıllarında Lydia’lılar tarafından yaptırıldığı belirtilmiştir. Bazı kaynaklarda da Roma dönemine ait olduğu yazılmıştır. Büyük olasılıkla bu köprü yöreden geçen Kral Yolu’nun bir parçasıdır.
Kayalar üzerine yapılan bu köprü kesme taştandır. Hafif sivri tek gözlü olan köprünün kemer uzunluğu 24 m derinliği 17 m, eni 1.75 m’dir. Kalemle işlenmiş kemerin taşları zivanalı olarak birbirine kenetlenmiştir. Köprü değişik zamanlarda onarım geçirmiş, tabliyesi betonlaştırılmış ve iki yanına da birer korkuluk yerleştirilmiştir.

Cılandras Köprüsü

Blaundos Antik Kenti 

Ulubey ilçesinin güney-batısında bulunan Sülümenli köyünün 2 km. kuzeyinde yer alır. Blaundos’un bulunduğu yerde yüzey araştırması ve arkeolojik kazı yapılmamıştır. Antik kaynaklarda da ismi geçmemektedir. Bununla beraber bazı kalıntılar günümüze oldukça iyi bir durumda ulaşabilmiştir. Örneğin
Helenistik Çağ’da yapılmış İl merkezine 32 km., Sivaslı ilçesine 2 km. uzaklıktaki Selçikler köyündeki yerleşim alanı üzerindedir. Sivaslı çevresinde yapılan kazılar, yörede Kalkolitik Çağ’dan (MÖ. 5500-3500) itibaren bir yerleşim olduğunu ortaya koymuştur. Hititler, Luviler, Lydialılar ve Frigyalılar buraya yerleşmişlerdir. Selçikler Köyü’nde yapılan kazılar sonucu, Sebaste Piskoposluğu’na ait iki kilise, bir kısmı kilise inşaatı altında kalmış Roma Hamamı kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Köyün güney tarafına düşen Çingil Çayırının etrafındaki alan nekropol sahası olarak tespit edilmiş burada üç ayrı tümülüse rastlanmıştır. kuzey surlarının giriş kapısının kemeri, sur duvarlarının bazı kısımları ve İon üslubundaki mabet ve diğer yapıların kalıntıları ayakta kalabilmiştir. Ayrıca kentin ortasında, 7.60 x 14.20 m. ölçüsünde, Roma İmparatoru Claudius’un mabedi ile yalnızca bir tarafında oturma kademeleri olan stadyum oldukça iyi durumda günümüze gelebilmiştir.

Blaundos Antik Kenti

Arkeoloji Müzesi

1996 yılı başında Karun Hazineleri’nin gelmesiyle yeniden düzenlenen müzede, Kalkolitik Dönem’den Bizans Dönemi’nin sonuna kadar çeşitli devirlere ait taş eserler, pişmiş toprak eserler, cam eserler, altın ve gümüşten yapılmış çeşitli ziynet eşyaları, bronz eserler, bronz, altın sikkeler ve Karun Hazineleri sergilenmektedir. Bunlardan bazıları Roma Dönemi’ne ait mermer heykel ve heykelcikler, madalyon ve kapı tipi mezar siteleri, Eski Tunç, Grek, Roma ve Bizans Dönemi’ne ait pişmiş topraktan çanak çömlekler, kase ve tabaklar ile camdan yapılmış koku kapları, gözyaşı şişeleridir.

Kanatlı Denizatı Altın Broş

Atatürk ve Etnografya Müzesi

Müze, Kurtuluş Savaşı’nda Büyük Zafer’in hemen ardından 2 Eylül 1922 günü Uşak’a giren Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından geçici karargah olarak kullanılan binada, 1978 yılında açılmış, 1986 yılında yeniden düzenlenmiştir. İki katlı, büyük bir konaktır. Çıkartmalı üst katın sağındaki geniş oda, Atatürk’ün Uşak’ta bulunduğu 2-4 Eylül 1922 günlerinde Atatürk’ün yatak odası olarak kullanılmıştır. 3 Eylül 1922’de esir alınan Yunan Başkomutanı General Trikopis ve maiyeti ile Atatürk, bu binada görüşmüştür. Binanın birinci katı, Etnografya Seksiyonu olarak düzenlenmişken İkinci kat, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk seksiyonudur. Atatürk ve Kurtuluş Savaşı ile ilgili fotoğraflar, belgeler ile Atatürk’e ait eşyalar burada yer almaktadır.

Etografya Müzesi

Tarihi Uşak Evleri

Uşak’ta Kültür Bakanlığı’nca koruma altına alınmış, tescilli 86 adet eski ev bulunmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmış olan ve Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan bu evlere Aybey, Işık, Karaağaç ve Kurtuluş mahallelerinde rastlamak mümkündür. Uşak Evleri’nin genellikle birinci katları taştan, ikinci katı ahşap, cumbalı, beşik çatılı ve bağdadi sıvayla yapılmış kiremitlidir.

Tarihi Uşak Evleri

Halı-Kilim-Battaniye

Uşak Halıları: 16.yüzyılda Uşak çevresinde yapılan halılarla Türk halı sanatının ikinci ve son parlak devri başlamıştır. Uşak halıları madalyonlu ve yıldızlı olmak üzere iki tipte olmaktadır. En önemlisi olan Madalyonlu halıların boyu 10 m.’ye kadar ulaşmaktadır. 18. yüzyılın ortalarından sonra  yıldız motifli Uşak Halıları dokunmaya başlanmıştır.

Eşme Kilimleri: Yörenin oldukça tanınmış olan kök boyalı Eşme Kilimlerinin iyi örneklerine yöre cami ve mescitlerinde rastlanmaktadır. Köylerde halen dokunmaya devam
eden Eşme Kilimleri el sanatı olarak varlığını sürdürmektedir.

Uşak Battaniyesi: Yüzyıllardır yörede gelişmiş olan dokuma kültürünün Uşak’ta ortaya çıkardığı bir diğer değer de battaniyedir. Doğal malzemelerle ve yöreye özgü tekniklerle dokunan battaniyelerin bir kısmı Türkiye’de alıcı bulurken büyük bölümü dünyanın pek çok ülkesine satılmaktadır.

Uşak Kilimleri

 


Oluşturma: 02 Nisan 2019